Ömer Güçlü

Psikolojik Danışman
Psikoterapist
Çift Terapisti

KİŞİSEL VE MESLEKİ GEÇMİŞİM HAKKINDA

1986 yılında, Güçlü Ailesinin yedinci ve son çocuğu olarak Kayseri’de dünyaya geldim.

Eğitim hayatımın tamamı Ankara’da geçti. Şükufe Nihal Ortaokulu’nu 2000 yılında, Şentepe Anadolu Lisesi’ni 2004 yılında tamamladım.

Hacettepe Üniversitesi’nde “Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik” lisansımı 2009’da bitirdim.

Yüksek lisans tezimde “otizmli ailelerin psikolojik dayanıklıkları” konusu üzerinde çalıştım.

Çeşitli özel kurumlarda ve sivil toplum kuruluşlarında psikolojik danışmanlık yaptım ve farklı görevler üstlendim. Bazı özel üniversitelerde dersler verip, ulusal projelerde uzman olarak çalıştım.

Birçok devlet kurumunda ve özel kurumda “Hedef ve Motivasyon Yönetimi” , “Tutkuyla Yaşayanların Tarihi”, “Stres ve Kaygı Yönetimi” , “Doğal Mutluluk” gibi seminerler ve “Etkili Eğitmenlik” , “Etkili Ebeveynlik” , “Terapi Sanatı” gibi psiko-eğitimler verdim.

Hâlihazırda terapilerime hem İstanbul’da hem Ankara’da şubesi bulunan “Güçlü Psikoloji” kliniklerinde devam etmekteyim. Ayrıca online platformlar üzerinden “online terapiler” yapmayı da sürdürmekteyim.

TERAPİ ANLAYIŞIM HAKKINDA

Terapi, insan hikâyelerine tanıklık edilen önemli bir ortamdır. Bu ortamdaki en önemli iyileştirici faktör şüphesiz ilişkinin bizzat kendisidir. Danışanıyla güven verici bir ilişki kurmak terapistin temel görevidir. Terapist asla bir tamirci, danışan da tamir edilmesi gereken bir nesne değildir. Her ikisi de sadece ve sadece insandır. Ve terapi insan insana bir paylaşımın adıdır.

Terapinin başarılı olmasının temel şartı, terapistle danışanın uyumu ve sinerjisidir. İki insan terapi yolculuğunda birbirinin samimiyetinden şüphe etmiyorsa o terapi harikalar doğurmaya gebe demektir. Ayrıca terapistin bütüncül bir bakış açısına sahip olması terapi seyri açısından çok önemlidir. Yani terapist danışanının dünyasına ve sorunlarına çok boyutlu ve geniş bir açıdan yaklaşır, bir kuramla yetinmez ve tüm kuramların işe yarar taraflarından faydalanabilirse sonuçta hedeflere çok daha kolay ulaşılmış olur.

Güven verici ve samimi şekilde kurulan terapi ortamının temel dinamikleri şunlardır:

  • Danışanlarımızın klinik düzeyde yaşadığı psikolojik sorunlarının boyutunu, tarzını, şiddetini ve içeriğini tam bir farkındalıkla anlamalarına yardımcı olmak,
  • Danışanlarımızın yaşadıkları psikolojik sorunu tam olarak anlamaları amacıyla geniş kapsamlı psiko-eğitimler yapmak,
  • Danışanlarımıza psikolojik rahatsızlıklarıyla mücadele ederken kullandıkları yanlış ve nevrotik savunma mekanizmalarını gösterebilmek ve bu yanlış yöntemlerden vazgeçebilmelerini sağlamak,
  • Danışanlarımızın psikolojik rahatsızlıklarını nasıl kontrol edebilecekleri ve onları nasıl aşabilecekleriyle ilgili detaylı psiko-tekniklerle ve psiko-yöntemlerle donanmalarını sağlamak,
  • Danışanlarımızın değişim için sorumluluk almalarını sağlamak,Ve danışanlarımızı değişimi başlatma ve sürdürme konusunda cesaretlendirmek.